Ankaradan Erzincan’a Giderken Hangi İllerden Geçilir?
Hadi bakalım, Ankaradan Erzincan’a giderken hangi illerden geçilir sorusunu eğlenceli bir şekilde yanıtlayalım. Zaten şu an otobüs yolculuğunda sabırsızlıkla beklerken aklınıza gelmeyecek tek şey bu olacak, değil mi? O kadar karmaşık değil aslında; ama herkesin içinde “ya hangi illerden geçiyorum ben? Hangi illeri unutursam?” sorusu duruyor. Merak etmeyin, ben buradayım, size anlatacağım. Üstelik bu sıradışı bir yolculuk olacak, çünkü hem mesafeye hem de geçeceğimiz illerin karakteristik özelliklerine eğlenceli bir bakış açısıyla bakalım.
Ankara’dan Erzincan’a Gitmek İçin Yola Çıkmak
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Ankara’dan Erzincan’a giderken otobüsle mi, özel araçla mı, yoksa trenle mi gittiğiniz fark eder. Ancak yazı boyunca hep otobüsle yapılan yolculuktan bahsedeceğiz çünkü (hadi kabul edelim) otobüs yolculuğunun bambaşka bir atmosferi var. Yani, otobüs, diğer ulaşım araçlarından çok daha farklı bir deneyim. Hedef Erzincan’a ulaşmak ama bu süreci eğlenceli hale getirmek!
Öncelikle şu temel bilgiyi verelim: Ankara’dan Erzincan’a mesafe yaklaşık 750 kilometre civarında. Yani otobüsle yolculuk yaklaşık 10-12 saat sürer. Zaten yolculuk sırasında geçen iller de, bu uzun süre boyunca aklınızın karışmasına neden olabilir. O yüzden adım adım gidelim!
İlk Durak: Kırıkkale – Hadi Başlayalım!
Ankara’dan Erzincan’a doğru yola çıktığınızda, ilk durak Kırıkkale olacak. Kırıkkale’ye kadar fazla mesafe almazsınız aslında, zaten yolun ilk 1 saatinde “Kırıkkale’yi geçtik” diye kendi kendinize “ya bu kadar mı kısa?” diyeceksiniz. Ama şunu söylemem gerek: Kırıkkale’ye girdiğinizde içinizde bir huzur hissi uyanacak. Çünkü Kırıkkale demek, tam olarak ‘hızla yol alıyoruz ama yakında bir yerleşim var’ demek. Hani, hiç beklemediğiniz anda ufak bir “hoş geldiniz” duygusu yaratır, anlayacağınız.
İç ses:
“Kırıkkale’ye de geldik, hadi bakalım. Burası ne kadar da sakin bir yer. Ama ben şimdi daha ne kadar vakit harcayabilirim ki?”
Çok geçmeden, Kırıkkale’yi geçtikten sonra hızlanıyorsunuz, ancak gözlerim hala Kırıkkale’de çünkü o sakinlik bana hep hoş gelir. Şimdi durak geldi, devam edelim.
İkinci Durak: Kırşehir – Hızlanıyoruz!
Kırıkkale’yi hızla geçtikten sonra sırada Kırşehir var. Kırşehir, biraz daha Anadolu’nun taşra havasını kokladığınız, genellikle kimseyi görmediğiniz, fakat her yeri yeşilliklerle sarılı bir il. Burası tam da “belki de çok geçmeden bir mola verseniz mi?” diye düşündürecek bir yer. Yani otobüsle ilerlerken, bazen böyle anlık içsel düşünceler devreye giriyor.
İç ses:
“Kırşehir, aslında burada çok durmak yok, ama yine de insan insan her zaman huzurludur değil mi?”
Bu arada, bu kadar yola çıkmışken bir de gözlerini kapatıp, içeriği birkaç dakikalık esneme yapmanın da faydalı olacağını unutmayalım. “Kırşehir” biraz unutulmuş bir yer gibi gözükse de, hayatta hep bir “Anadolu’nun kalbine seyahat” olmalı diye düşündüm.
Üçüncü Durak: Nevşehir – Kapadokya Manzarası!
Nevşehir, Kapadokya bölgesinin kalbidir. Burada otobüsün camından bakarken Kapadokya’nın o benzersiz kaya oluşumlarına göz atabilirsiniz. Tabii, otobüs yolculuğunda o manzarayı ne kadar görmek mümkün olur bilinmez. Ama yine de, Nevşehir’den geçerken insan bir an gerçek Kapadokya’nın büyüsüne kapılabilir. Eğer şansınız varsa, yolculuk sırasında bir mola verildiğinde, içeriği düşündürebilirsiniz.
İç ses:
“Şimdi bu kayalar neden böyle şekillenmiş ki? Bilimsel açıdan düşünüyorum da, evet, ama şu an uyandım, bu yolculuk başka, ya da hemen başlamak!”
Burası, o kadar büyüleyici ki bir şekilde gerçekten Nevşehir’deki manzaranın büyüsüne kapıldınız. Ama o kadar uzun kalamadınız, neyse ki.
Dördüncü Durak: Aksaray – Bu Yolculuk Da Büyüleyici
Aksaray, Nevşehir’den sonra daha fazla kaybolmuş bir kasaba gibi karşınıza çıkar. Ama yine de şu çok belli: Anadolu’nun en meşhur yerlerinden biri.
Tabii ki, bu zaman diliminde gerçekten zamanın nasıl geçtiği belirginleşir.