İçeriğe geç

Karıya gitmek suç mu ?

Karıya Gitmek Suç Mu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme

Karıya gitmek, yani eşine fiziksel şiddet uygulamak, Türk toplumunda tarihsel olarak pek çok kesimin, özellikle kadınların, göz ardı ettiği ya da sessiz kalmayı tercih ettiği bir mesele olmuştur. Ancak, günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal adalet ve çeşitlilik gibi kavramlar, bu tür bir davranışı daha net bir biçimde ele almamıza olanak sağlıyor. Peki, “Karıya gitmek suç mu?” sorusu, sadece hukuki bir mesele olmanın ötesinde, toplumsal ve kültürel bağlamda nasıl şekilleniyor? Herkesin düşündüğü ve hissettiği farklı bir açıdan konuya yaklaşmak bu sorunun yanıtını anlamamıza yardımcı olabilir.

Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Evlilikte Şiddet

Günümüzde hala birçok erkek, evliliklerinde kadınlara karşı fiziksel, psikolojik ya da duygusal şiddeti hak olarak görebiliyor. Eskiden, erkeğin “evdeki söz sahibi” olması ve kadının ona “itaat etmesi” fikri toplumun pek çok kesiminde kabul ediliyordu. Fakat, bu tür bir düşünce biçimi, yalnızca kadınları değil, aynı zamanda toplumsal düzeni de olumsuz etkileyen, kadını sadece “evdeki eşya” gibi gören bir anlayışa dayanıyordu.

Şiddet, genellikle bu tür eski ve katı toplumsal normların etkisiyle ortaya çıkıyordu. Erkekler, evdeki kadınlarına “hakim” olmak adına şiddeti bir kontrol aracı olarak kullanıyorlardı. Oysa ki, toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışı, bireylerin eşit haklar ve fırsatlar sunulması gerektiğini savunur. Yani, evlilikte herhangi bir fiziksel şiddet, yalnızca bir suç değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de bir yansımasıdır.

İstanbul’dan Bir Örnek: Toplu Taşıma ve Gözlemler

İstanbul’da, her gün işe giderken ya da bir yere giderken toplu taşıma araçlarında sıkça karşılaştığımız, cinsiyet temelli ayrımcılıkla ilgili küçük ama çarpıcı örnekler var. Özellikle sabah saatlerinde, kadınlar bazen binişlerde iteklenip, yerlerinden edilerek erkeklere yer verilmesini kabul etmek zorunda kalabiliyorlar. Birçok kadın, “geri durmak” ya da “sessiz kalmak” zorunda hissediyor kendini. Bu küçük anlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin fark edilmeden hayatımıza ne kadar yerleştiğini gösteriyor. Toplumda “erkek egemen” anlayışı, ister istemez şiddetin temelini hazırlıyor.

Kadın, bu tür durumlarda toplumun gözünde kendini küçülten, “yerini bilmesi gereken” biri haline gelebiliyor. Şiddetin başka biçimleri, çoğu zaman kelimelerle, bakışlarla ya da tutumlarla şekilleniyor. Ve bu durum, “kısasa kısas” anlayışıyla birleşince, şiddetin sarmalına giren kadınlar için çözümsüz bir hale gelebiliyor.

Evlilikte Kadına Yönelik Şiddet ve Hukuk

Günümüzde, kadına yönelik şiddet yalnızca bir toplumsal sorun olarak değil, hukuki bir suç olarak da görülüyor. 2012 yılında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele adına atılmış önemli adımlardan biriydi. Bu sözleşme, şiddet mağduru olan bireylere koruma sağlamayı amaçlarken, devletlerin de bu tür suçları önlemeleri için yasal düzenlemeler yapmalarını gerektiriyor.

Ancak, hukuki altyapının geliştirilmesine rağmen, kadınların şiddete uğraması hâlâ en büyük toplumsal sorunlardan biri. Hem sokakta hem de evde, kadınlar cinsiyetlerinden dolayı psikolojik ve fiziksel şiddete uğruyor. Birçok kadın, şiddet görmesine rağmen ne yazık ki “aile içi mesele” olarak görülüp, toplumsal baskılardan dolayı sesini çıkaramıyor. Hatta çoğu zaman, “Kadın kocasına karşı çıkmamalı” gibi yanlış inançlar, şiddetin gizlenmesine ya da göz ardı edilmesine neden olabiliyor. Bu durum, cinsiyet eşitsizliğinin daha da derinleşmesine yol açıyor.

Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Karıya Gitmek

Çeşitlilik ve sosyal adalet, toplumların daha eşit ve adil olabilmesi için temel ilkelerden biridir. Bu bağlamda, şiddet hiçbir zaman savunulacak bir şey değildir. Karıya gitmek, yani fiziksel şiddet uygulamak, sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda insan hakları ihlalidir. Kadınların haklarının korunması, onların yaşam hakkını tehdit eden her türlü şiddet biçiminin engellenmesi için toplumun her kesiminin aktif bir şekilde bu meseleye eğilmesi gerekmektedir.

Toplumda, şiddet sadece kadınları etkilemiyor. Birçok erkeğin de “erkeklik” rolü üzerine kurulan toplum baskısıyla şiddete meyilli olduğunu görebiliyoruz. Bu, erkeğin duygusal ve psikolojik sağlık üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Ayrıca, şiddet uygulayan bireyler, genellikle yetiştirilme tarzı, çevresel faktörler ve eğitim eksikliklerinden dolayı şiddet döngüsüne girebiliyorlar. Bu nedenle, şiddetle mücadele, sadece kurbanların haklarını savunmakla değil, aynı zamanda şiddet uygulayanların rehabilitasyonunu sağlayarak toplumsal yapıyı dönüştürmekle de ilgili bir mesele haline geliyor.

Sokakta Gözlemlerim ve Toplumsal Yansıması

Sokakta, parkta ya da kafelerde, bazen sesini yükselten, kadını küçümseyen, onu aşağılama yoluna giden erkekleri görmek hiç de alışılmadık bir şey değil. Mesela bir akşam, bir kafede otururken, genç bir adamın telefon konuşmasını dinledim. Kendisinin “erkek olduğunu” vurgulayarak, kadını sürekli küçümsüyordu. Bu tür olaylar, şiddetin sadece fiziksel olmadığını, aynı zamanda sözlü ve psikolojik şiddetle de hayatımızda var olduğunu gösteriyor. Bu tür davranışlar, şiddet kültürünün bir parçası haline gelebiliyor. Toplumda, kadınların haklarını savunacak seslerin artması, bu kültürün sona ermesine yardımcı olabilir.

Sonuç: Karıya Gitmek Suç Mu?

Sonuç olarak, “Karıya gitmek suç mu?” sorusunun cevabı, sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından da önemlidir. Fiziksel şiddet, hiçbir zaman kabul edilebilecek bir davranış değildir. Toplumda şiddeti meşrulaştıran her türlü düşünce, bir diğerinin hakkını çiğnemek anlamına gelir. Kadına yönelik şiddetin son bulması, yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, toplumsal normların değişmesiyle de mümkündür. Bu, toplumda her bireyin eşit haklara sahip olduğu, şiddetin hiçbir şekilde hoşgörülmediği bir dünya için yapılması gereken en önemli adımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet bahis sitesi