Zebur Hangi Irka İndi?
Bu soru bana her zaman biraz komik gelmiştir. Hani, insanın kafasında, “Zebur’u kim alır?” tarzı bir tartışma açan insanlar olur ya, işte o atmosferi hatırlatıyor. Zaten ben de bir İzmirli olarak, sürekli espriler yaparak dünyaya bakıyorum. Ancak bir noktada, bu sorunun aslında düşündüğümden daha derin bir anlam taşıdığını fark ettim. Şimdi, gelin biraz bu konuya eğlenceli bir bakış açısıyla yaklaşalım.
Zebur’un Kim Olduğuna Dair Gözlemlerim
Öncelikle, Zebur’u bir kenara koyalım. Çünkü o bir kitap, biliyoruz. Hatta Zebur, çok eski zamanlardan, yani o kadar eski ki, eski çağlardan gelen bir tür “İslam’ın kitabi” diyebiliriz. Ama tabii ki bu kelimeyi başka türlü duydum, onu da bir kenara bırakıp hemen konumuza gelelim.
Zebur’u indiren, aslında hepimizin iç sesinden duydum, “Zebur hangi ırka indi?” sorusunu. Gerçekten neden hep “Zebur hangi ırka indi?” diye sorarız ki? Sonuçta, Zebur evrensel bir mesaj taşıyan bir kitap, herhangi bir ırka indirilecek bir şey değil. Ama biz bunu bilmek istiyoruz ya, “Eee, bizim oraya girmiyor, başka bir yere girer herhalde!” diye.
Zebur’un Tarihsel Bağlamı: Irklar Arası Yüzyıllar Boyu Sefer
Düşünün, MÖ 600’lü yıllarda, birileri Zebur’u indirmiş. O dönemde kimse “Irk nedir?” diye sormuyor, “Ne işin var senin o kadar bilgiyi araştırarak?” diye de bakmıyordu. Ama biz, hepimiz bugünün gençleri, her konuda ince eleyip sık dokuyan bir nesil olduk. Tabii ki, her şeyin cevabını arıyoruz.
Zebur’un hangi ırka indiğini konuşurken, bir yandan düşünüyorum. Acaba bu kitap sadece İsrailoğulları’na mı indirildi? Yoksa her zamanki gibi, kitapları “şu ırka” ya da “bu ırka” indirmek gibi düşünceler, bizim “hadi bir konu bulalım” mantığımızdan mı kaynaklanıyor?
Zebur: Evrensel Mesaj ya da 4000 Yıl Önceki Influencer?
Hadi, bir dakika şimdi “Zebur hangi ırka indi?” sorusuna eğlenceli bir bakış açısıyla yaklaşalım. Farz edelim ki Zebur, sosyal medyada ünlü bir influencer olsaydı. Evet, yanlış duymadınız, ben Zebur’u bir Instagram fenomeni gibi hayal ediyorum.
Bir gün Zebur stories atıyor:
“Bugün yeni bir mesaj aldım, içsel huzurumla birlikte… Bugün, birbirini sevmek ve daha iyisi olmak lazım. #YeniBirBaşlangıç #ZeburSöyledi #Mutluluk”
O zaman “Zebur hangi ırka indi?” sorusu yerini “Zebur hangi ırka hitap ediyor?” sorusuna bırakır mı? Zaten bu soru bizi tamamen komik bir şekilde, her şeye anlam vermeye çalışan insanlara dönüştürüyor.
Bir arkadaşım: “O zaman, Zebur’u neden Instagram’a indirelim, biz de işimizi çözelim!”
İç sesim: “İyi ki bu kadar insan var, yoksa ne kadar sıkıcı olurdu.”
Zebur’un Evrensel Mesajı: Herkes İçin Mi?
İlk başta, sadece “zaten evrensel bir mesaj taşıyan bir kitap” olarak baktım ama sonra bir an fark ettim ki, Zebur aslında insanları birleştiriyor. Bu soruyu her düşündüğümde, aklıma hep şu sahne gelir: İzmir’in güzel bir kafesinde, yanında çayıma bakarak, arkadaşlarla muhabbete dalmışken bir arkadaşım gülerek şöyle dedi:
Arkadaş: “Zebur, her türlü ırka hitap eder ya, canım, öyle değil mi?”
Ben tabii ki bunu mizahi bir şekilde yakaladım, “Aynen, Zebur bütün dünyayı birleştiren bir kitap işte” dedim. Ama sonra kendi içimde düşündüm: “Acaba bu kitabın ırk ayrımı yapmadan bu kadar büyük bir etkiye sahip olması, asıl soruyu bulmamıza sebep olabilir mi?”
Sonuçta, Zebur hangi ırka indi diye bir tartışma açmak yerine, Zebur’un birleştirici mesajını düşündükçe aslında her insanın ruhunda kendine bir yer bulduğunu fark ettim. Zaten, insanlar zaman zaman bir araya gelip “Hangi ırka indiyse, bizi de bulmuş olmalı!” dediklerinde, asıl mesele olan evrensel insanlık değerlerine dikkat çekmiş olurlar.
Bir Anlık İçsel Monolog
Şimdi içimden bir ses diyor: “Zebur hangi ırka indi sorusu, aslında sığ bir soru. Önemli olan, Zebur’un gerçekten bizi nasıl dönüştürebileceği.” Tabii, burada her şey daha da karmaşıklaşıyor. Herkes bir türlü “o sorunun” peşinden giderken, esas mesele, zeburun ne kadar etkili olduğu, ne kadar insanın içinde bir yer bulduğudur. Belki de Zebur’un hangi ırka indiği değil, Zebur’un insanlık için ne ifade ettiği sorusu daha önemli.
Sonuç: Herkes İçin Bir Zebur
Zebur, hangi ırka indi sorusuna cevap ararken aslında şunu kabul etmeliyiz: Zebur bir evrensel mesajdır. Bu mesaj, farklı ırklara, kültürlere, insanlara hitap eder. Yani, asıl mesele ırk değil, insanların bu mesajı ne kadar kabul ettikleri ve kendi hayatlarına ne kadar adapte edebildikleridir.
Zebur’un hangi ırka indiğini sorgulamak yerine, bu mesajı herkesin içsel dünyasında nasıl benimsediğini, nasıl hissettiğini ve nasıl yaşadığını düşünmek, bence asıl sorudur. Hadi şimdi hep birlikte, bu soruları kafamızın bir köşesine koyup, hayatın tadını çıkarmaya devam edelim. Sonuçta hayat bir yolculuk değil mi?