Merhaba değerli Azaz okuyucuları. Bu yazımızda “20 yaş dişi çekildikten sonra ne yapmalı” hakkında faydalı bilgiler bulabilirsiniz.
20 Yaş Dişi Çekildikten Sonra Ne Yapmalı? Bir İzmirli Genç Yetişkinin Mizahi Rehberi
Evet, 20 yaş dişi. Hayatın en zorlayıcı, ama bir o kadar da beklenmedik komik anlarına yol açan diş yolculuğu. İzmir’de, Ege’nin harika havası ve döner kokusuyla büyümüş, her şeyin üzerine espri yapmayı adet haline getirmiş biriyim. Ama bu diş meselesi gerçekten ciddi. Hadi, birlikte 20 yaş dişi çekildikten sonra ne yapılması gerektiğine dair birkaç öneri ve içsel düşüncelerime dalalım. Ama emin ol, hiç de “resmi” bir yazı yazmayacağım. Nasılsa yaşamaktan daha eğlenceli bir şey yok!
20 Yaş Dişi Çekildikten Sonra Ne Yapmalı? – Bir İzmirli’nin Perspektifi
İzmir’de her şey biraz daha rahat, ya da öyle görmek istiyoruz. Ama 20 yaş dişi çekildiğinde, hayatınızda o rahatlık kayboluyor. İşte ilk ders: Hazır olun! Bu yazı, sadece size diş çekimi sonrası yapılacaklarla ilgili rehber sunmayacak, aynı zamanda bana çekilen o dişi hatırlatarak bir İzmirli’nin içsel sorgulamasını da sunacak.
Diş çekiminden sonra kendinizi en kötü hissedeceğiniz anlardan biri… Ama sonra başka bir gerçeklikle karşılaşacaksınız: dişinizi çekmiş olmanın verdiği tuhaf bir özgürlük.
Birinci Adım: “Dondurma Yiyebilirsin!”
Dişi çektirdiniz, ve tam şu anda, o hasta dişi orada olmadığından vücudunuz “tartışmasız” rahatladı, ama tabii ki, o noktada yapılması gereken ilk şey; dondurma yemek. Niye? Çünkü diş çekimi sonrası yapabileceğiniz en keyifli şeylerden biri bu. Tabii ki, ben de şunu demek istiyorum: Dondurma tabii ki de tek başına iyileştirme yapmaz. Ama bir nevi dondurmanın “güçlü” bir rolü vardır. Dondurma, serinliği ve yumuşak yapısıyla dişinize zarar vermeden rahatlatır.
“Dondurma da ne alaka?” diyebilirsiniz ama İzmir’de dondurma, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Çekilen dişi kim unutabilir ki, özellikle akşam güneşi vururken? Gönlünüzdeki tüm kaygıları bir köşeye bırakın ve rahatlayın.
İkinci Adım: “Evet, Dinlenmek Gerekiyor!”
Bunu ciddiye alın, çünkü genellikle birçoğumuz “Aman ne olacak, ben her şeyi yapabilirim” diyerek biraz fazla zorlayabiliyoruz. Ancak 20 yaş dişi çekildikten sonra yapacağınız en iyi şey, dinlenmek. Kendinize ve ağzınıza biraz zaman tanıyın.
İç ses: “Yahu ben ağrısız bir şekilde bu kadar uzun süre yaşadım, niye şimdi durayım ki?”
Ama durun, gerçekten durun. Hızlıca koşmaya çalışmak, çene kaslarınızı gereksiz yere yormak ağrıyı daha da artırabilir. Sakin olun, bir iki gün boyunca yavaşlayın. İzmir’deki sahil yürüyüşlerinizi erteleyin, o an için parkta yapılan “vücudum formda, ben süperim” yürüyüşlerini bir kenara bırakın. Gerçekten dinlenmek, iyileşmeye yardımcı olacak.
Üçüncü Adım: “Ağrıyı Ciddiye Al! Ama Esprili Ol”
Şimdi en önemli noktaya geldik: ağrı. Evet, maalesef bazı insanlar diş çekiminden sonra neredeyse hiç ağrı hissetmiyor, kimisi ise bir süre “Günün en kötü anı”yla baş başa kalıyor. Ancak benim önerim şu: “Evet, ağrıyı hissedeceksiniz, ama unutmayın! Bu sadece birkaç gündür. Bunu kahkahalarla geçirin!”
Kendinizi bir aziz gibi hissettiğinizde bile, espri yapmayı ihmal etmeyin. Mesela, hastaneden dönerken kendinize şöyle diyebilirsiniz:
“Dişimi çektirttim, ama bu beni yoluma devam etmekten alıkoymaz. Herkes ne kadar acı çektiğimi düşündü, ama bir İzmirli’nin dayandığı acı, Türk kahvesinin acısından da büyüktür!”
Bunlar, kesinlikle moralinizi yükseltmek için kullanılabilecek taktiklerden sadece birkaçıdır.
Dördüncü Adım: “İçsel Sorgulama Zamanı!”
İçsel sorgulama, 20 yaş dişi çektirdikten sonra hemen gelir. Bu diş, yıllarca orada durarak yüzeysel bir ilişki kurmuştu. Şimdi birden çıkıp gitti. Niye? Ne oldu da gidip çektiler? Acaba yaşamımda başka hangi gereksiz şeyler var?
İç sesimle yapacağım bir konuşma:
Ben: “Dişimi çektirdim… Gidip eğlenmeye devam edeyim mi?”
İç ses: “Tabii, ama hayatını sorgulamayı unutma, eski kararlarını… o anı.”
Ben: “Ama ben dişimden çok başka şeyler düşünüyorum! Şimdi ne olacak?”
İç ses: “O zaman gidip sahilde bir yürüyüş yap, her şey güzel olacak.”
Dişi çektirirken, aslında biraz derin bir öz farkındalık da gelişiyor. Ne oldu, nereye gidiyorsun? Diş bir yön gösteriyor, evet. Ama sen nereye doğru gidiyorsun? Bu sorular arada bir aklınıza gelir. Ve İzmirlilerin en çok yaptığı şey: sahil yürüyüşü ve kedilerle pozlar.
Beşinci Adım: “Birçok İzmirli Diğerlerini Yolda Buldurur: Arkadaşlarla Sohbet”
İzmir’in sıcağında, deniz kenarında bir kafede otururken, sadece içecek sipariş etmek değil, tüm konuşmaları “Dişim çekildi, ağrı da var” diye başlatmak mümkündür. “Ya, dişimi çektim, harika bir acı çekiyorum!” diyen birisi, İzmir’de 10 saniye içinde diğerlerinin dikkatini çeker.
Bir arkadaşım diyor ki, “Bunu senin yapman lazımdı, dişinle sohbet etseydin!” Gerçekten bazen İzmir’de ne kadar da ilginç bir kültür var, değil mi?
—
Sonuç: Dişinizi Çekmiş Olabilirsiniz, Ama Hayatınız Devam Ediyor
Sonuç olarak, 20 yaş dişi çekildikten sonra yapmanız gereken şeylerin başında: serinkanlı olmak, dinlenmek ve bazen eğlenceli bir şekilde durumu tiye almak gelir. Tabii, her şeyin geçici olduğunu hatırlayın. Bir İzmirli olarak, dişinizi çektirmenin ardından sahil kenarında gülümseyerek yürüyebilirsiniz. O ağrılar geçecek, ama unutmayın: Bu hikaye bir şekilde tekrar yaşanabilir. Hayat, bazen her şeyin içinden geçerken ortaya çıkan komik bir deneyimdir.